|
|
|
 |
« Yanıtla #301 : Aralık 06, 2008, 10:27:15 ÖÖ » |
|
Birazda zayıflasa çok daha iyi olur...
Şu anki hali performansına etki etmiyorsa zayıflasa ne farkeder ki Ahmet kardeŞim?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
chilgin_hamsee
|
 |
« Yanıtla #303 : Aralık 06, 2008, 12:56:55 ÖS » |
|
kalede daha çok yer kaplıyor rakipler korkar görünce
|
|
|
|
|
Logged
|
 BiTmEz YoLcUlUkLaR BeLkİ BiRaZ CaNıN YaNaR DüŞtÜğÜn YeRdEn DoĞrUlUp BaŞlaR YiNe İLk AdImLaR... Kazım KOYUNCU...
|
|
|
|
|
|
sema05
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #304 : Aralık 06, 2008, 01:16:34 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ibrahim61
|
 |
« Yanıtla #308 : Aralık 07, 2008, 05:53:40 ÖS » |
|
süper bi kalceisin senin yerin belli sakın kaptırma kaleyi yedigin ilk golde hatalıydın vede song ama olsun genede süpersin tolga'ya 10 cekersin bu takımda zaten iyi oynayan bi sen birde serkan balcı var başarılar tony
|
|
|
|
|
Logged
|
ARKADAŞLAR ARTIK BEN YOKUM ARTIK GİRİŞ YAPMICAM ÜYELİGİMİN SİLİNMESİNİ İSTEDİM AMA YÖNETİCİLER GÖREVİNİ YAPMIYOR
|
|
|
|
|
|
|
|
Beşikdağlı
|
 |
« Yanıtla #310 : Aralık 08, 2008, 12:12:32 ÖÖ » |
|
Nazar mı değdi ne. O golü nasıl yedin be adamım.Arkandaki kaleyi ayarlayamadığın için müdahale ettiğin halde malesef golü yedin. Her ne olursa olsun kalede yine güven veriyorsun.Böyle devam .
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
oflu halit
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #316 : Aralık 16, 2008, 01:35:16 ÖS » |
|
"Zirve yarışını sürdüreceğiz" Trabzonspor'un Senegalli kalecisi Tony Sylva, kalecilik hayatında Fransız kaleci Fabien Barthez'den çok şey öğrendiğini söyledi. Trabzonspor'un Senegalli kalecisi Tony Sylva, kalecilik hayatında Fransız kaleci Fabien Barthez'den çok şey öğrendiğini söyledi.
Sylva, Trabzonspor Dergisi'nde yer alan röportajında, Monaco'da 3 sezon boyunca Barthez ile birlikte oynadıklarını belirterek, ''Onu hem antrenmanlarda hem de maçlarda çok büyük bir dikkatle takip ediyordum. Ondan birçok şey öğrendim. Onun yaptıkları benim üzerimde büyük bir iz bıraktı. Mesela topu iyi oyuna sokmamda kendisinin büyük katkısı var'' dedi. Futbola forvet olarak başladığını ifade eden Sylva, ''Mahalle aralarında ortaya para koyarak maç yapardık. Bu maçlarda ben gidişata göre hem kaleci hem de forvet olarak görev yapardım. Önce gol atıp sonra kaleye geçerdim. Benim dışımda kalecilik yapacak kimse olmadığı için sürekli ben o görevi üstlendim. O şekilde kalecilik kariyerim başlamış oldu. Bugüne kadar da hiç pişmanlık duymadım. Benim esas isteğim profesyonel bir futbolcu olup Fransa veya İngiltere'de oynamaktı. Sonuçta hedefime ulaştım. Bu nedenle çok mutluyum'' diye konuştu.
Ligde bulundukları noktaya tesadüfen gelmediklerini kaydeden Sylva, şöyle konuştu: ''Çünkü belirli kaliteye sahip oyuncular bu kadronun içinde ve teknik direktör de gerçekten nitelikli ve işini iyi yapan bir insan. Oyuncular olarak onun verdiği görevleri yerine getirmeye çalıştık. Bu şekilde takım bütünlüğünü sağladık. Kendimize koyduğumuz hedef zirve mücadelemizi sezon sonuna kadar sürdürmek olacaktır. Bu da nedir, şampiyon olmalıyız ya da Şampiyonlar Ligine katılmalıyız. En kötü ihtimalle UEFA Kupası'nda yer almalıyız. Bu hedeflere ulaşabilecek kaliteye sahip olduğumuzu düşünüyorum.''
Sylva, bordo-mavili taraftarların maçlarda harika bir atmosfer oluşturduklarını ve olağanüstü olduklarını da sözlerine ekledi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
deli_sevdam_61
|
 |
« Yanıtla #318 : Aralık 16, 2008, 09:29:49 ÖS » |
|
e senide o yüzden getirdik...bizim gençlerinde ilerde "tonyden çok şey öğrendik" diyebilmeleri için
|
|
|
|
|
Logged
|
Umursadıklarım sadık olanlar,dışladıklarım özüne bağlı kalmıyanlar. Sözüne yalan katan terazi şaşkınları,farazi malumatları,süpheciliğimin sebebi insanlar yada adı insan olup insanlık dışı roller kapanlar.
Rabbime hamd-ü senalar olsun,yazdırıyor ilham kalemi Elhamdülillah,yolundayım ne eyleyim alemi?
İnsanlar komik,onları anlaman için yeter mimik.Tek sahipliğimiz bilmem kaç gram et ve içine sığınan kemik.
aranılan bela hatta lütfen öm atınız...
|
|
|
|
|
ofli_61
AAN- Moderatör
  
Online
Cinsiyet: 
Üye No: 12102
Yer: TRABZON-OF
Yaş: 21
Mesaj Sayısı: 5.398
Kanımız Ts rh pozitif, kansızlara duyurulur....
|
 |
« Yanıtla #319 : Aralık 17, 2008, 04:12:10 ÖÖ » |
|
Sylva taraftara hayran
“Takım olarak iyi bir durumdayız. Bu noktaya tesadüfen gelmedik. Çünkü belirli kaliteye sahip oyuncularla birlikte teknik direktörümüz de nitelikli ve işini iyi yapan bir insan”
“Bugünden itibaren kendimize koyacağımız hedef zirve mücadelemizi sezon sonuna kadar sürdürmek olacaktır. Şampiyon olmalıyız ya da şampiyonlar ligine katılmalıyız.”
Trabzonspor Dergisine Konuştu
Senegalli kaleci Tony Sylva, Trabzonspor’daki en önemli görevinin tecrübelerini genç oyunculara aktarmak olduğunu vurguladı. Takımın iyi bir kadroya sahip olduğunu belirten Sylva, şu ana kadar alınan sonuçların asla tesadüf olmadığının altını çizdi. Trabzonspor Dergisine konuşan Senegalli kaleci şunları söyledi: “Futbola 11-12 yaşlarında mahalle takımında oynayarak başladım. Ardından o dönem Senegal 1. Ligi’nde mücadele eden Dakar Kulübü altyapısına katıldım. Aynı zamanda Monaco Başkanı Compara benim bulunduğum şehirde bir futbol okulu açmıştı. Kendi kulüp başkanımın tavsiyesiyle bu futbol okuluna geçtim. Ardından da 18 yaşında Fransa’ya giderek Monaco altyapısında top koşturmaya başladım. 1 yıl sonra profesyonel sözleşme imzaladım. 1.5 yıl Monaco’da kaldıktan sonra bir üçüncü lig takımına kiralandım.”
‘Barthez’den Çok Şey Öğrendim’
“Onun ardından iki kez daha kiralık olarak başka takımlarda forma giydim. Ama 10 yıl boyunca Monaco’nun sözleşmeli futbolcusuydum. Bu 10 yılın ardından Lille takımına transfer oldum. Bu kulüpte de 4 sezon kaldım. Lille’de kariyerimin zirvesine çıktım diyebilirim. Çünkü geçirdiğim 4 sezon da birbirinden güzel geçti. Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası’nda mücadele ettik. Şimdi de Trabzonspor’dayım. Monaco’da 3 sezon boyunca Barthez’le birlikteydik. Onu hem antrenmanlarda hem de maçlarda çok büyük bir dikkatle takip ediyordum. Ondan birçok şey öğrendim. Barthez işini çok iyi yapan bir kalecidir. Onun yaptıkları benim üzerimde büyük bir iz bıraktı. Bu nedenle topu iyi oyuna sokmamda kendisinin büyük katkısı var.
‘Sonradan Kaleci Oldum’
“Aslına bakarsanız futbola forvet olarak başladım. Mahalle aralarında ortaya para koyarak maç yapardık. Bu maçlarda ben gidişata göre hem kaleci hem de forvet olarak görev yapardım. Önce gol atıp sonra kaleye geçerdim. Benim dışında kalecilik yapacak kimse olmadığı için sürekli ben o görevi üstlendim. O şekilde kalecilik kariyerim başlamış oldu. Bugüne kadar da hiç pişmanlık duymadım. Benim esas profesyonel bir futbolcu olup Fransa veya İngiltere’de oynamaktı. Sonuçta hedefime ulaştım. Trabzonspor’a transferimi Lille Kulübü karmaşık hale soktu. Onların beni kolaylıkla bırakmayacağını tahmin etmiştim. Fakat çok abartarak başıma sıkıntı açmaya çalıştılar. Ama kanunsuz bir şey yapmadım. Hakkımı kullanarak tüzükteki 17. maddeden yararlanarak onlarla olan sözleşmemi feshetmek istedim.”
‘Şampiyonlar Ligine Gitmeliyiz’
“Takım olarak iyi bir durumdayız. Üzerine basarak söylüyorum bu noktaya tesadüfen gelmedik. Çünkü belirli kaliteye sahip oyuncular bu kadronun içinde ve teknik direktör de gerekten nitelikli ve işini iyi yapan bir insan. Oyuncular olarak onun verdiği görevleri yerine getirmeye çalıştık. Bu şekilde takım bütünlüğünü sağladık. Bugünden itibaren kendimize koyacağımız hedef zirve mücadelemizi sezon sonuna kadar sürdürmek olacaktır. Bu da nedir şampiyon olmalıyız ya da Şampiyonlar Ligine katılmalıyız. En kötü ihtimalle UEFA Kupası’nda yer almalıyız. Bu hedeflere ulaşabilecek kaliteye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Türkcell Süper Ligini yavaş yavaş etüt ediyorum. Ama nitelikli ve yüksek kalitede olduğunu söyleyebilirim. Biraz İngiltere’ye benzetiyorum. Maç içerisinde tempo çok yüksek... Ben de kendimi adapte etmeye çalışıyorum.”
‘Sahada İkinci Bir Liberoyum’
“Taraftarımız harika bir atmosfer oluşturuyor. Olağanüstüler. Tüm statlar böyle olsa futbol oynamak muhteşem olurdu. Taraftar bize gerçekten oynamak için harika bir ortam sunuyorlar. Bir hata yaptığınızda kötü, iyi bir kurtarışta da çok iyi bir kaleci olduğunuz ortaya çıkmaz. Maç içinde kalecinin başına her şey gelebilir. Artık teknik açıdan nelerin iyi, nelerin eksik olduğundan bahsedemiyorum. Çünkü öyle bir noktaya geldim ki görebileceğim her şeyi gördüğümü düşünüyorum. Futbol oynamaya başlayalı çok uzun yıllar oldu. Burada bulunmamın ana sebebi yaşadıklarımı, deneyimlerimi diğer oyunculara aktarmak. Kendimi kaleciliğin geçirdiği bu dönüşümün tam ortasında hissediyorum. Hiçbir zaman kendimi ceza sahasıyla sınırlamadım. İkinci libero gibi oynadım. Teknik direktörler de bu nedenle beni oynattılar. Kalecilerin oyunu çok iyi okuması ve katkı sağlaması gerekiyor. Hele de günümüzde kalecinin kendini ceza sahasıyla sınırlaması kabul edilemez ve gülünç bir şey olur.”
‘Kalede Çok Sakın Dururum’
“Bu zamana kadar çok kurtarış yaptım ama bir tanesi oldukça farklı. Lille takımıyla oynadığım bir Şampiyonlar Ligi maçında rakip futbolcu ceza sahası üzerinden topa vurdu. O pozisyonda ben ters ayakla yakalandım. Savunma oyuncumuz da araya girdi. Böyle olunca kontrpiyede kaldım. Herkes gol olmasını beklerken ben ters bir takla atarak son anda topu tokatlayarak dışarı attım. Kalede çok sakinim. Hatta o kadar sakinim ki diyelim maç içerisinde bir pozisyon oldu. Savunma oyuncusuna bağırmanız gerekebilir. Ama ben bunu yapamıyorum. Zaten üzerlerinde büyük bir baskı var. Onlara bağırmaya kıyamıyorum. Uygun bir ortamda kendisine hatasını anlatıyorum. Bence takımı bu noktaya getiren unsur defansın sergilemiş olduğu iyi performans oldu. Bu da teknik direktörün onlara güvenebileceğini gösteriyor. Çünkü iyi oyunlar çıkardılar. Hücumcular da gol attılar elbet ama takımın ana aksı savunması oldu.”
‘Milli 3 Kaleci Olmamız Güzel’
“Başarı için kolektif oynamak şarttır. Bugün futbol öyle bir hale geldi ki hücum oyuncuları bile savunmaya kadar gelip top çıkarmaya çalışıyorlar. Bu zaten olağan bir durum... Zaten bu birlikteliği sağlamadan kollektif bir savunma yapmanız mümkün değil. Hatlar arasında yardımlaşma olmalı. Bu şekilde her şey daha kolaylaşır. Takımda bulunan üç kalecinin de milli takımlarda yer alması kalitemizi gösteriyor. Bunun sonucunda da takımımız adına güzel bir rekabet oluşmuş oldu. Şu an milli takımı bırakmakla ilgili kararımı tam vermedim. Çünkü bu zor bir karar. Takımımız çok iyi. Kaliteli oyunculardan oluşuyor. Ama bazı noktalarda sorunlar yaşıyoruz. Durumumuz Türkiye’nin Euro 2004 öncesi yaşadıklarıyla aynı. Artık takımda bu neslin görevini tamamladığını düşünüyorlar. Bunda da haklılar. Bir değişim yaşayabiliriz.”
‘Van de Saar’ı Ayrı Tutuyorum’
Dünya Kupası’nda Türkiye ile oynadığımız maç öncesi İsveç’i altın golle mağlup etmiştik. Türkiye’yle sıkı bir maç yaptık. Daha şanslı olan Türkiye maçı kazandı. O maç sonrası bir gün Türkiye’de futbol oynayacağım aklımdan bile geçmezdi. Benim öncelikli hedefim takım arkadaşlarıma katkıda bulunmak. Sonrasında ise Trabzonspor’la şampiyonluğa ulaşmak. Taraftarlarımızın bunu ne kadar istediğini biliyoruz. İsteklerini de doğal karşılıyorum. Biz de hedefi gerçekleştirmek için varız. Avrupa’da İngiltere, İtalya ve İspanya liglerini takip ediyorum. Beğendim kalecilerin başında ise Van Der Sar geliyor. Onu Buffon, Cech ve Casillas takip ediyor. Van Der Sar’ı da ayrı tutmamın sebebi 39 yaşında olmasına karşın ortaya koyduğu başarılı performans ve kariyeri. Sağlıklı olduğum sürece oynamayı düşünüyorum. Kaleciler 39-40 yaşına kadar oynayabiliyor. Bunun birçok örneği var. Trabzon’da çok mutluyum. Şartlar iyi. Burada bırakmayı isterim ama ileride ne olur bilemeyiz. Futbolu bıraktıktan sonra ise ilk işim Senegal’e dönüp genç kaleciler yetiştirmek olacak.”
‘Milli Takım Her Şeyin Üzerinde’
“Afrikalı oyuncular olarak yaşadığımız en büyük sorun milli takımlardan geç gelmektir. Mesela milli takıma davet edildiğimizde teknik direktörler ya dönmezlerse diye gitmemizi istemiyor. Halbuki Avrupalı oyuncuların valizlerini bile kendileri hazırlıyorlar. Fakat Afrikalı oyuncular olarak bizim milli takımlara gitmemiz sanılandan çok daha önemli. Bir mecburiyet. Gitmezsek buradakilerin akıl bile edemeyeceği sorunlarla karşılaşabiliriz. Bizim de sorumluluklarımız var. Birisi bir hata yapıyorsa bu geneli kapsamamalı. Ben bugüne kadarki futbol hayatımda hiçbir kamptan geç dönmedim. 2002 Dünya Kupası açılış maçında Fransa’yı mağlup etmememizi asla unutamam. Milyarlarca insan bizi izliyordu ve biz o maçtan galip ayrıldık. Çok güzel bir duyguydu asla unutamam. Futbol dışında geriye kalan zamanlarımı Fransa’da tamamen ailemle birlikte geçirirdim. Ama Trabzon’da onlardan ayrıyım. Çocuklarımın okulu sebebiyle Fransa’da kalmak zorundalar. Ben de burada tamamen futbola odaklanmış durumdayım.”
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
Yükleniyor...